ŞiiRLeR

20/11/2006 ·

DaLGa ve ŞiŞe

        Ben;

        Yağmurlu bir gecenin

             Örtüsü sanırdım

                                   Hüznü...

        Oysa sen,

             Bu terkedilmişliği,

             Bu yalnızlığı

             Deniz kenarında

             Dalgalarda sallanan

        Bir şişenin

        Derinliklerine sığdırmışsın...

        Bazen;

        Ahengine bırakıyordun ya...kendini

        Dalgalar yaklaştıkça

             Dudaklarında bir tebessüm...

             Durulur bazen yüzün

                         Derinliklere süzülürsün...

        Dalgalar sıklaşır

                        Nefesinde...

        Kaşların çatılır

            Yutkunursun...

        Sessizliğin haykırır gözlerinden

             Dalgalara yüreğini bırakan

                                   Şişenin ardından...

        Tekrar sallanırsın,

             Farkında olmadan...

        Gözlerini yaslarken dağlara

             Akşamın yükü çöker kucağına...

        Bir giden var!

            Besbelli...

        Sen misin?..

             Sallanan şişe mi?..

            

          

                  Aşk BaZeN GiTMeKTiR

 

Ateş bir gün suyu görmüş  yüce dağların ardında  sevdalanmış onun
  deli dalgalarına. 

        Hırçın hırçın kayalara vuruşuna, yüreğindeki duruluğa Demiş ki suya:
  Gel sevdalım ol, Hayatıma anlam veren mucizem ol... 

        Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa al demiş; Yüreğim sana
  armağan  !... 

        Sarılmış ateşle su birbirlerine  sıkıca, kopmamacasına...
  Zamanla Su, buhar olmaya, Ateş, kül olmaya başlamış. 
        Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
  Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de, yüreğindeki kederi de alıp 
        gitmiş uzak diyarlara Su...
  Ates kızmış, Ateş yakmış ormanları...
        Aramış Suyu diyarlar boyu, günler boyu, geceler boyu...
  Bir gün gelmiş, Suya varmış yolu  Bakmış o duru gözlerine Suyun,
        biraz kırgın, biraz hırçın.

Ve o an anlamış; aşkın bazen gitmek olduğunu.
        Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
  Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla...
        İşte o zamandan beridir ki:
  Ateş sudan,  Su ateşden kaçar olmuş....
        Ateşin yüreğini sadece Su,
  Suyun yüreğini sadece ateş alır olmuş...

 

Bu kadar mı umursamaz bu kadar mı ruhsuz olunur...

Hayatı sol yanıyla yasamayıp bir hiç uğruna böyle mi yürünür...

Hayatta ayakta kaldığını sanarda yanılırlar...

Bilmezler gün gelir onlarda yanarlar...

Bırak savrulsunlar...

Bırak kandırsınlar aslında var olduğunu sandıkları benliklerini...

Ask yine büyük Ask yine var...

Onu tek hak edenler sol yanıyla yasayanlar...

 

Gözümü açtığım o anda seni gördüm bir hayal di belki tüm bunlar

Hayat öylesine anlamlı duruyordu ki karşımda aşkı gördüm..

Ulaşılmazdı belki böylesi, elimi uzattım tut istedim

Yüreğimi verdim yüreğine sımsıkı tut bırakma diye

Kalbimin sağ tarafında yalnızlığım sol tarafımda umudum oldun

An gelir belki..

Bir yanım korkar gidersin belki

    Ama bekledim hep sen vardın sendin ve ben sendim gitmezdin

    Bilirim terk etmezdi yüreğin yüreğimi;

Ayağımı attığım sonu uçurum düşsem bitecek biliyorum

O değil korkum sensiz ölmek var ya hani

Sensiz bitmek var ya hangi ölüm acıtır yüreğimi hangi kursun vurur bedenimi  

Ölümse sana yakın olmak ben hep yanı basındaydım

Uçurumsa ayaklarının dibindeki ben ..

Tek korkum duy istedim ..

Rüzgâr değildi esen ben sana seslendim

Yağmur değildi ben içine yağmak istedim

Güneş değildi doğan ben içine doğmak istedim

Ve ben değil sen olmak istedim

 

Gözlerinden düşen iki damla yaş biri senin biri benim için olmalı

Bir tanesi yüreğime bir tanesi yüreğine doğmalı

Ve her bir hücrende benim adım yazmalı

Bana uyanmalı yeni doğan gün aksam güneşi benim için batmalı

Benim adım mutluluk senin ki aşk olmalı

Ve ben sana dönmeliyim her sabah yüzümü aynada

Seni görmeliyim gözlerimde

İçimdeki huzur sen olmalısın dinlediğim bir şarkıda

Bazen bir kuş cıvıltısında

Bir kelebeğin kanat çırpısında

Ya da herhangi bir zamanda herhangi bir yerde

Bir bebeğin masum bakısında sen olmalısın

Ben sen olmalıyım sen ben olmalısın

Dün bugün ve yarın

Sonsuza kadar sonsuz olmak

Hiç ölmemek aslında nefes almadan da yasayabilmek

Kalbimin attığı ve durduğu bedenimin var olduğu ya da olmadığı zamanda bile

Ölümünde ötesinde yok oluşunda

Sonsuza dek var olacak..

 

Güneş henüz doğmuştu penceremden içeri ye masamdaki bardağım ve kafesteki    kanaryam bundan habersizdi

    Hüzünlü yastığımda dururken ağrıyan basım

Yorgun yüreğimde yine senin derdin

    Zaman ne kadar yorgun düşürmüş olsa da

Ben seni düşünerek doğruldum yine bir sonraki sabaha

Yenilmedi bak hala yasıyor

Gözlerim ihtiyar göremiyorlar artık seni kulaklarımsa sağır nasıl duyacaklar sesini 

Ama kalbim hala genç aşkım o her zaman sevecek

    Tüketmedi kendini tüketmedi yüreğimi..

 

Kuşların kanadında saklısın san ki sen

Elimi uzatsam çırpınıp kaybolacak birden

    Ve belki tutarsam hep benim olacak

Dünyalara sığmayacak taşacaksın içimden

Çiçekler gibi rengârenk açıversin istedim

Kelebeklerle coşup rengârenk kanatlarınla

Melekler gibi masum benim oluver istedim

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »